Yaşam Alanlarımızda Radyasyon!

Radyasyon, insan yaşamının içerisinde olan bir gerçekliktir. Gezegenlerin evrende oluşumuyla, gezegenin yapısında bulunan ve çok uzun bir yarı ömre sahip olan kararsız maddeler, yaşadığımız alanlarda normal olarak kabul ettiğimiz doğal bir iyonlaştırıcı radyasyon seviyesi oluşturmaktadır.


Gezegenlerin doğal bir radyasyon kaynağı olmasının yanı sıra, dünyanın atmosferi de uzaydan gelen ve adına kozmik ışınlar ismi verilen ışınlar ile sürekli bombardımana maruz kalır. Bu durumda güneş kaynaklı ışık hem görmeyi sağlayan hem de yaşama enerji veren bir radyasyondur. Işığın da bir radyasyon olduğunu göz önüne alırsak aslında radyasyonun canlı yaşamında olmazsa olmaz olan en önemli olgulardan biri olduğunu çok net bir şekilde söylemek mümkün…

Hayatta kalınan süre boyunca maruz kalınan iyonlaştırıcı radyasyon seviyesi, yaşanılan yere ve bu yerin toprak yapısına, yenilen yiyeceklere, içilen suya, solunan havaya, yaşanılan evlerin yapımında kullanılan malzemelere, mevsimlere, hava şartlarına ve yaşanılan konumun kutuplara olan uzaklığına bağlıdır. Tüm bunlara ek olarak; yağmur, kar, alçak basınç, yüksek basınç ve rüzgâr yönü gibi hava şartlarının da doğal radyasyon seviyesinin büyüklüğü üzerinde oldukça etkisi vardır.


Dünya genelinde doğal radyasyon kaynaklardan dolayı maruz kalınan iyonlaştırıcı radyasyon dozları ve bunların oranları sırasıyla; %49 radon, %21 gama ışınları, %17 kozmik ışınlar ve %13 vücut içi ışınlanma şeklindedir.


IAEA tarafından Dünya genelinde yapay radyasyon kaynaklar sebebiyle maruz kalınan radyasyonun oransal değerleri, teşhis ve tedavi amaçlı hastanelerde kullanılan tıbbi cihazlardan ve uygulamalardan dolayı %99, nükleer denemeler ve nükleer santrallerden dolayı ise %1 olarak bildirilmiştir. Dolayısıyla, yapay iyonlaştırıcı özelliğe sahip olan radyasyon kaynaklarından dolayı maruz kalınan en önemli alan tıp alanında bulunan radyoloji, nükleer tıp ve radyoterapi merkezleridir diyebiliriz.


Radyasyon yaşamımızın bir parçası mı?


Elbette evet. Yenilen yiyeceklerden, içilen sudan ve solunan havadan vücuda alınan iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarından dolayı vücut saniyede ortalama 500 kadar ışın yayarken (iç radyasyon) dış kaynaklı iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları nedeniyle de (background dozu) ortalama olarak saniyede 15 bin kadar ışına maruz kalır. Dünyadaki doğal radyasyon kaynaklarından dolayı yaşanılan tüm alanların radyoaktif olması nedeniyle ve vücutlar da radyoaktif olmasından dolayı radyasyon yaşamın bir parçası olmaya devam edecek.

7 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör